8/21/2009 07:31:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo
... aman böyle formalar olacaksa nasip olmasın! VfL Bochum taraftarları "Bu forma kutsaldır, nasip olmaz herkese" tezhüaratını söylemek için yıllardır bekliyordur yazık. Ya kulübün yöneticileri torunlarına kalemi verip "Çiz yavrum" diyor, ya da tasarımcılar alman biralarını çekip pilot olduktan sonra işe başlıyorlar. Hadi diyelim onlar bu hataları yapıyor, kulüpten veya taraftarlardan da mı tepki gelmez anlamıyorum! Ben kendimi bildim bileli Bochum'un formaları rengarenktir ve iğrençtir. 70'li yıllarda formalar genelde basit ve sade idi. Bir çok takımın efsane formaları sade olmasına rağmen hala revaçtadır. Bochum'un 70 ve 80'li yılların başındaki formaları bir nebze kabul edilebilinir. Ama 80'li yılların ortasında, artık ne olduysa, ipin ucu kaçmış......

1976/1977

1981/1982

1982/1983

1984/1985

1984/1985

1986/1987

1986/1987

1987/1988

1987/1988

1991/1992

1992/1993

1992/1993

1993/1994

1993/1994

1993/1994

1994/1995

1996/1997

1997/1998

1997/1998

1997/1998

1997/1998 (kaleci)

1997/1998 (kaleci)

1999/2000

2000/2001

2002/2003

2007/2008

2007/2008

2008/2009

2009/2010

2009/2010
VfL Bochum yeni sezonda oynadığı iki maç sonunda 1 puanla sondan ikinci sıraya oturdu. Zaten Bielefeld ile Nürnberg''ten sonra Bundesliga'nın en fazla küme düşüp tekrar çıkan takımı Bochum. Artık daha güzel formalar tasarlamayı deneseler belki uğur yapmış olurlarlar. Yukarıdaki formalardan sonuncusunu son Schalke maçında giydiler ve 3-0 yenildiler. Formayı ilk kez gören taraftarlar ve basın şoka uğradı. Rakipler ise "Barbie bebekler" gibilerden dalgasını geçiyor. Kulüpte resmen "Pembe alarm" çalıyor. Futbolcular da pek memnun değil. Sonunda karar çıkmış ve pembe forma bir daha giyilmeyecek. Defans oyuncusu Christian Fuchs mağlubiyete sevininlerden,"Mağlubiyetin pozitif yanı, bir daha o formaları giymeyecek olmamız. En azından ben artık o formayı giymem" diyor. Malzemeci Andreas Pahl"Bu kadar tantana neden yapılıyor anlamış değilim. Eminim o formaları bir kaç kez daha giyecekler" diyor... Beğendiğine göre malzemecinin tasarımda parmağımı var acaba?
8/21/2009 03:06:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo

Dikkat ettinizmi diye sormuyorum çünkü ne kadar dikkat edilse de bir kalecinin eldivenin üzerindeki bir yazıyı okumak neredeyse imkansız. Neyse, Juventus ve İtalya Milli Takım kalecisi Gianluigi Buffon'un yukarıda gördüğünüz gibi eldivenlerinde C.U.İ.T Buffon yazar. Buffon ismi tamam da diğedi neyin nesi? O harfler Gianluigi'nin çocukluğu ve gençlik yıllarına uzanıyor.

Açıklamasını yapmadan önce kısa bir tanıtım yapayım: Buffon Toskana bölgesinin Carrare şehrinden geliyor. Onlar kendileri için "Toskanalı değiliz, Carrareliyiz" diyor. Şehrin özelliği anarşist düşüncede insanlar yoğunluğu ve diğer italyanlara nazaran daha az tutucu olmaları. Ayrıca Radikal görüşlü insanların kaçış yeri. Carrareliler şehrine bağlı insanlar. Böyle bir yerde yetiştiği gurur duyuyor. Dolayısıyla da şehrin takımı Carrarese'nin fanatik hayranıymış. Vakti zamanında "Commando Ultra Indian Trips" isimli Ultras'lardan biriymiş.
Ultras; Endüstriyel futbola karşı olan Avrupa ve Güney Amerika'da yaygın olarak bulunan taraftarların oluşturduğu grubun adıdır.
Ultrasların temel ilkeleri
* Maç sırasında hiç oturmaz.
* Ultraslar takımın deplasman maçlarından bile takımı için tezahürat yapar
* Deplasman mevsim zorlukları veya uzaklık onlar için aşılamıyacak şeyler değildir.
* Ultraslar taraftarları bağımsızdır ne yönetim ne de medya işleyişlerine karışamaz
Genel olarak bu gruplar Che Guevara, orak çekiç ve Anarşinin sembolü olan "A" harfi gibi sembolleri ve renk olarakta (anarşizmi simgeleyen) siyah, (sosyalizmi simgeleyen) kırmızı renklerini kullanırlar.
8/21/2009 01:24:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo
8/21/2009 12:42:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo





Ferrari'nin Birleşik Arap Emirlerinde inşaa ettiği Ferrari-World Eğlence Park'ında çalışmalar hemen yarılandı. Dünyanın en büyük Eğlence Parkı olacak ve ziyaretçilerin Ferrari'yi tanımaları, yaşamaları ve hissetmeleri için ellerinden geleni düşünmüşler. Parkta, Nürburgring'te 2.5 saniyede 270 km hıza yükselen eğlence treninden daha hızlı bir tren olacak ve 90 saniye sürecek. Çatıın ortasındaki boşluktan 65 metreye yükselen bir kamikaze nefesleri kesecek. 8 Simulatör dışında, yan yana 2 Ferrari simulatöri ziyaretçilere gerçek bir Ferrari'ye binmenin ve yarışmanın hissini verecek. Ayrıca isteyenler devasa bir Ferrari motorunun içini bot ile gezebilecek. Maranello'daki Ferrari fabrikasının birebir kopyası gibi, Ferrari Müzesi de ziyaretçilere açılacak. Bunların dışında Ferrari araçlarını kullanan küçük çocuklara göstermelik ehliyet verilecek. bu saydıklarım sadece en önemlileri.
8/21/2009 01:11:00 ÖÖ
Yazar:
Esclusivo Sportivo

200 metre'de kendisine ait dünya rekorunu 11 salise ile kırarken de palyaçoluğu elden bırakmadı. Bir sonraki olimpiyatlarda ve Dünya Şampiyonasında ünvanını korumak ve rekorları tekrar kırmak istiyormuş. Bunu başarırsa İngiltere kraliçesi Elizabeth'in kendisini Sir ünvanını verirmi merak ediyormuş.. Bolt, doğum gününe bir gün kala en güzel hediyeyi kendisi yaptı.
8/21/2009 01:02:00 ÖÖ
Yazar:
Esclusivo Sportivo

... soğuk su iyi gelir (FC Sion hocası Didier Tholot)
8/20/2009 03:42:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo

Atletico Madrid'in stadı Vincente Calderon'u, içinden otoyol geçen stad diye bilmeyenimiz yoktur artık. Ayıptır söylemesi o yoldan geçerken insan bir tuhaf oluyor. Aslında biraz daha zorlasak Ali Sami Yen'in açık tribünüyle E5'i kapatabiliriz.

İşte bu da İsviçre'den amatör bir takım olan FC Bern'in Neufeld Stadı. Bu kez stadtan yol geçmiyor. Cümleyi biraz çevirip "İçinden tribün geçen ev" dersek daha doğru olur.
8/20/2009 11:50:00 ÖÖ
Yazar:
Esclusivo Sportivo


Dünya Atletizm Şampiyonasının maskotu Berlino kendinden geçti. Bayanlar Cirit atmada Alman Steffi Nerius şampiyon olunca doğal olarak tribünlerde coşku tavan yaptı. Sevinci paylaşan biri daha vardı. Şampiyonanın maskotu Berlino kendinden geçerek Nerius'un üzerine atladı ve birlikte sarmaş dolaş ilginç görüntüler verdiler.
8/19/2009 11:24:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo

Avusturyalı kayakçı Michaela Dorfmeister, yılbaşı gecesi banyodan sonra kulak temizleme pamuğu ile kulak zarını patlattı. Hastaneye kaldırılan Dorfmeister ameliyat oldu.
8/19/2009 11:14:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo


Bu haber bahisseverlerin okumasını tavsiye ediyorum... Almanya'da Ligler başlayalı iki hafta oldu. Geçen sezon 3. ligi şampiyon olarak tamamlayan Union Berlin, 2. Bundesliga'nın yeni takımlarından. İkinci hafta maçları sonunda 6 puanla averajla ikinci sırada. Başkent ekibi sezon başında öyle bir sponsor buldu ki somayın. Ne idüğü belirsiz bir firma, 10 milyon euro karşılığında 5 yıllığına kulübün ana sponsoru oldu. Firmanın ne iş yaptığını kimsenin bilmediği gibi, firma hakkında yapılan tüm araştırmalar boşa çıkıyor. Firmanın adı İSP (İnternational Sport Promotion). Dubai Ticaret Odasına kayıtlı. Fakat Dubai ile pek ilgileri yok. Firma Genel Müdürü Dieter Fietz bir toplantıda Dubai Ticaret Odası kayıtlarını göstermelik olduğunu, Acman Emirliğinde kayıtlı olduklarını söyledi. Dubai ismi sadece pazarlama stratejisiymiş. İSP ne iş yaptığının bilinmesini istemiyormuş. İSP yetkilileri, ne iş yaptığımız bilinmeden tanınmak istiyoruz diyor. Kendilerine has bir proje olduklarını ifade ediyorlar. Yapılan araştırmalar sonunda sadece Afrika, Çöp işleri, ham madde, spor yayın lisansı gibi ip uçlarına rastlanılıyor. Alman Futbol Federasyonu iki kez incelemesine rağmen İSP'nin ne işle meşgul olduğunu anlayamadı. Fakat herhangi bir olumsuzluğa da rastlamadıkları için kulübün ana sponsoru olmalarında bir sakınca görmedi ve onayı verdi. Bahisseverler Union Berlin'i sezon boyu takip ederlerse karlı çıkabilirler, benden söylemesi.
8/19/2009 10:31:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo

Louis van Gaal her ne kadar ciddi ve katı bir karaktere sahip olmadığını söylese de, idmanlarda futbolcular bunu hissediyor. "Sert değilim. Sadece doğruları söylerim. Bir futbolcu hata yaptığı anda yüzünü vurursan bir daha unutmaz. Bunun sertlikle ilgisi yok" diyor. Futbolcular ile aradaki mesafeyi sizli bizli konuşarak koruyor. Belki öyle olması gerekir. Ama baba Louis kendi ağızıyla açıkladı, iki kızı da kendisiyle sizli bizli konuşuyormuş. Her ne kadar kızları olsa, mesafe koymak her zaman doğruymuş söylediğine göre. Ayrıca vakti zamanında Louis de, annesi ile sizli bizli konuştuğunu itiraf etti.
8/19/2009 04:25:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo




Futbol endüstrisinin en kilolu insanı kim diye bir soru gelse, sanırım hepimiz uzun süre düşünürüz. Detaylı olarak araştırmadım ama benim gördüğüm en kilolu olanı Bayer Leverkusen'in menajeri Reiner Callmund. Ayıptır söylemesi, tam 163 kilo geliyor kendisi. 30 yıl boyunca kilosuna aldırmadan Leverkusen'in başarılarında emeği geçti. Fakat artık buna bir son vermeye karar vermiş. Öyle ki, bildiğimiz diyet yerine, "İron Calli" (Çelik Calli) isimli programda, TV izleyicilerin karşısında 30 kilo vermeyi düşünüyor. Bir hoca dahilinde devam edecek olan bir kaç bölümün ilkinde izlenme oranlarının yüksek olması VOX kanalını sevindirdi.
8/19/2009 03:40:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo

Manchester United'ın resmi DJ'yi Patrick Evra oldu. Tüm takım arkadaşların iPod'undaki müziklerden tek sorumlu o. Daha önce Cristiano Ronaldo'nun yaptığı görevi devralan Evra herkesin iPod'na parça yüklemek veya değiştirmekten büyük keyif aldığını söyledi. Evra bunun için saatlerini harcıyor. Fransız futbolcu"Maçtan önce saatlerce odamda bu işle uğraşıyorum. Çocuklar aç köpek gibi saldırıyorlar. Sürekli yeni parça istiyorlar. Ben de neredeyse her maç öncesi yeni ve karışık bir liste hazırlıyorum. Genellikle İngilizce ve Brezilya müziği, R&B ve dance tarzı müziklerden hoşlanıyorlar" diyor....
8/19/2009 02:08:00 ÖS
Yazar:
Esclusivo Sportivo

Racing Club Buenos Aires Güney Amerika'nın en efsane kulüplerinden biridir. Aslında esas adı Racing Club Avellaneda'dır. Avellaneda, başkent Buenos Aires'in bir liman semti. Aynı semtin diğer takımı ise İndependiente. Dolayısıyla bu iki takım arasındaki rekabet çok farklıdır.


Hikayemiz için biraz çok eskilere gitmemiz gerekiyor. Racing Club, 1915 ile 1918 arası 4 kez Arjantin şampiyonu oldu. 1949 ile 1953 arasında ise toplam 5 kez üst üste şampiyonluğa ulaştı. 1967 yılında ise Kıtalararası Finalinde İskoç Celtic Glasgow ile oynamaya hak kazandı.

Racing Celtic Glasgow'u yenerek Dünya'nın en büyük takımı ünvanını kazanarak adını duyurduğu gibi ezeli rakiplerini kıskançlıktan çatlattı. Fakat ne olduysa o final maçından sonra oldu!

Racing kulübünün kara yılları başladı. Nefret ettikleri rakiplerinin sevincini kaldıramayan İndependiente taraftarları, rakiplerine büyü yapmayı karar verirler. Racing Club taraftarları Dünyanın en büyük takımı olmanın sevincini sokaklarda yaşadığı gece, İndependiente taraftarları geceyarısı gizlici rakiplerinin stadına gierek farklı yerlere 7 tane ölü kedi gömdüler. Ve olan oldu, Racing Club'un çöküşü başladı. Racing'liler yıllar süren aramalara rağmen 7 ölü kediyi bulamadılar. O arayışlar sürerken takım ise günden güne daha da kötüye gidiyor. 1967 yılından itibaren 35 yıl hiç bir hiç bir kupa görmediği gibi 1983'te ikincile lige düştü, ertesi yıl tekrar yükseldi.

Efsane kulüp 1999 yılında ilfasın eşiğine geldi. Yapılan yönetim değişikliğiyle iflastan kurtarıldı. Yakın tarihe kadar kedi aramaları devam etti. Altı kedi bulunurken, biri hala kayıptı. Büyüyü çözmek için papazlar da el attı fakat nafile. Tek çözüm son kediyi bulmaktı.

2001 yılında kulübün başına Reino Meldo getirildi. Getirilmesinin en büyük sebebi seçim kampanyasında büyüyü çözeceğine dahir söz vermesiydi. Merlo sözünü tuttu ve gerçekten ilk iş olarak büyünün üzerinde gitti. Zeminin yanısıra, 1967 yılı ve sonrasında stadın çeşitli yerlerine dökülen bütün betonları yıktırdı. Nihayet son kedi de bulundu. Kedinin bulunmasıyla büyü de sona ermişti ve aynı yıl (2001) Racing Club Arjantin'de şampiyon oldu. Merlo'nun ise heykeli dikildi.
8/19/2009 12:22:00 ÖÖ
Yazar:
Esclusivo Sportivo

Norveç'in efsane futbolcularından Svein Grondalen, ormanda koşu yaparken bir Kuzey geyiği ile çarpışarak sakatlandığı için Milli Takım kadrosuna alınmadı.